e
sv

Elektrik motorlu otomobil yatırımlarının önünü kesmeyelim!

34 Okunma 08 Şubat 2021 12:41
avatar

editör

  • e

    Mutlu

  • e

    Eğlenmiş

  • e

    Şaşırmış

  • e

    Kızgın

  • e

    Üzgün

İbrahim Aybar, elektrikli otolara yapılan ÖTV zammıyla ilgili yeni açıklamalarda bulundu…

Ülkemizde satılan elektrik motorlu taşıtlara yapılan ÖTV zammı üzerinde birkaç söz daha

Merhabalar,

Geçen haftaki yazımda; 2 Şubat 2021 tarihinde elektrik motorlu taşıtlara yapılan ÖTV zammının nedenini sorgulamıştım, hatırlarsınız. Net bir bilgi bulamadım ama yaptığınız binlerce yorum çok anlamlı oldu. Dolayısıyla gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ediyorum.

Geçen bir haftalık sürede somut bir bilgi alabildik mi? Yetkililer sessiz. Sektör temsilcileri birkaç açıklama yaptılar, o kadar. Otomotiv medyası endişelerini dile getiren yorumlar yayınlamaya devam ediyor. Sanırım başka bir gelişme de olmayacak.

O zaman, bu ÖTV zammının olası etkileri üzerinde görüşlerimi paylaşmaya devam edeyim:

  1. Bilindiği gibi, ODD raporuna göre 2020 yılında ülkemizde 844 adet elektrik motorlu taşıt satışı oldu. Bunun 303 adeti Porche Taycan oldu. Almanya menşeli olan bu otomobilin taşıdığı elektrik motorunun gücü 120 Kw sınırının oldukça üzerinde. Yani E segmentindeki bu lüks otomobil artık %60 ÖTV diliminde. Yapılan yorumların bir bölümü, ÖTV zammını 2 Şubat 2021 tarihine kadar %15 ÖTV ile satılan bu lüks otomobile dayandırıyor!
  2. Bu otomobilin Almanya menşeli olduğunu yukarıda söyledim. Yani, Gümrük Birliği ile bağlı olduğumuz  Avrupa Birliği menşeli. Avrupa Birliği ülkeleri, 2030’lu yıllardan itibaren fosil yakıt tüketen taşıtların satışlarını yasaklayacaklarını bir bir açıklıyorlar. AB ülke devletleri yoğun teşviklerle ülkelerindeki satışların elektrik motorlu taşıtlara dönmesini  destekliyorlar. Bir çok yeni elektrik motorlu taşıt modeli üretimini görmeye devam edeceğiz.
  3. AB menşeli bu yeni nesil elektrik motorlu taşıtları ülkemize gümrük vergisi olmadan ithal etmek durumundayız. Çünkü Gümrük Birliği anlaşması bunu zorunlu kılıyor.
  4. Bataryalar ucuzluyor. Bu yıl 100 $/ Kwh pil maliyetine iniliyor. Yani elektrik motorlu taşıtlar giderek teşvik vermeden de fosil yakıtlı taşıtlardan ucuz olacak. 2025’e kadar bunu göreceğimizden emin olun.

Yerli ürüne vergi avantajı sağlayamayız!

  1. Diğer taraftan, Dünya Ticaret Örgütü Üyesi olan bir ülkeyiz. Yani, ülkemizde yerli üretilen ne ürün varsa onun satışında uygulanan vergi tarifesini, diğer örgüte üye ülkelerden ithal edilen ürünlere de aynen uygulamak durumundayız. Yani, yerli ürünlerimize vergi avantajı sağlayamayız.
  2. Global otomotiv markalarının bir bölümü ülkemizde yıllardır üretim yapıyor ve kendi dış pazarlarına ürettikleri bu taşıtların %80’ini ihraç ediyor. Biz de yıllık 30 milyar dolar mertebesinde ihracat geliri sağladığımız için mutlu oluyoruz. Üstelik, yüzbinlerce nitelikli istihdam sağlıyoruz. Yerli üretimin % 20’sini de ülkemizde bizlere satıyorlar. Renault grubu, FCA grubu, Ford, Daimler, Hyundai ve Toyota, ülkemizde yerli taşıt üreten bu global devlerden bazıları. Bu markalar AB ülkelerinde satacakları motorlu taşıtları hızla elektrik motorlu yapmaya yöneldiler. Halen bizde üretilen modellerin üretim ömrü bitince, üretimi yapılacak yeni modellerin elektrik motorlu olması gündeme gelecek. Çünkü otomotiv ihracatımızın ortalama % 70 bölümünü alan AB ülkeleri artık elektrik motorlu taşıt ithal edecek sadece.

Şimdi bütün bunları neden sıraladığıma gelince;

Global otomotiv pazarlarının üretim üssü olmaya 2030 yılı sonrasında da devam etmemiz gerek. Üretim hatlarımızı elektrik motorlu taşıtlara uygun duruma getirmemiz gerek. Gurur kaynağımız yan sanayii kuruluşlarımızın da bu dönüşüme girmesi gerek.

Sadece TOGG otomobilimizin değil, bir çok global otomotiv ve dijital üretim markalarının yeni nesil çevreci üretim üssü olabilmemiz gerek. Onun için bu global markalarının ülkemizde de ürünlerini satabilmesi için cazip ve istikrarlı pazar şartlarımızın olması gerek.

Unutmamalıyız ki ülkemiz otomotivde net ihracat geliri sağlıyor. Yani otomotivde ihracat, ithalatın üzerinde. Öyle ki bu fark 10 milyar dolardan da fazla. Bunu sürdürebilmek ancak ülkemizde de global markaların satış yapabilmesine bağlı. Yoksa, ülkemizde satamadığı bir taşıtı üretmek için neden ülkemizi tercih etsin ki? O zaman ihracatı nasıl sürdürülebilir kılacağız?

Gece yarısı yapılan zamlar üretim yapacak markaları frenler!

İşte o nedenle 2 Şubat 2021 tarihli ÖTV zammı, ülkesinde yeni nesil teknolojilerin üretilmesini isteyen bizleri endişeye boğdu. Böyle yapılan gece yarısı zamları iç pazarı küçültmenin yanı sıra, ülkemize üretim için gelme planları yapacak markaları frenleme riski taşımaz mı? Ülkemizde çevreyi koruyan, karbon izini azaltan yatırımlar üzerinde soru işareti getirmez mi? Yerli ve milli üretmeyi beklediğimiz TOGG otomobili dahil, diğer elektrik motorlu taşıtları vatandaşımızın alabilme gücünü zedelemez mi? Üstelik elektrik motorlu taşıtların daha yıllık 844 adet gibi çok mütevazi satış rakamları gündemdeyken?

Hepinize Covid19 pandemisinden uzak, sağlıklı günler dileklerimle…

İbrahim Aybar

Sıradaki içerik:

Elektrik motorlu otomobil yatırımlarının önünü kesmeyelim!